Filiz Kılınçel - Bozkır Dağları

Filiz Kılınçel BOZKIR DAĞLARI

         Her fırsatta olduğu gibi yine dağlara koştum. İlçe merkezinde sorunlarla boğuşurken ne kadar güzel bir yerde yaşadığımızın farkına varamıyoruz. Ne zaman kendimizi doğaya bırakıyoruz, o zaman aklımız başımıza geliyor ve burada yaşadığımız için şükrediyoruz. Hafta sonu ateşimizi yakıp, çayımızı demleyip karşısında tatlı bir sohbete koyulmuşken, hafiften başlayan yağmurun sesi ve ateşin çıtırtısı… Yaşadığınızı hatırlatıyor…
Bu güzelim yerde yaşarken bu güzelliğin farkına varmayanlar neler kaçırdıklarının farkında değiller. İmkanları varken hafta sonlarını yada tatillerini bu güzel coğrafyada geçirmeyenler ve evlerine kapanıp kalanlarda çok şey kaçırıyorlar. Konya’da oturup imkanı olduğu halde bir hafta sonu, konu komşu toplanıp bir Aygır Dibi, bir Ağaç Tepesi yapmayanlar da çok şey kaçırıyorlar…
Bir ay sonra yağmurlar kesildiğinde aynı güzelliği yakalayamasanız bile, yinede harika görüntüsü ve temiz havasıyla karşılar sizi dağlar… Yinede bahar aylarında Bozkır’ı görmemek, dağlarında gezmemek büyük kayıptır.
Tüm bu cazip davetimize rağmen birde gelmesini istemediğimiz kişiler var. Kim bunlar derseniz… Toplumla oturup kalkmayı bilmeyenler, diğer doğa hayranlarını rahatsız edici davranışlarda bulunanlar (sonuna kadar açıp sözüm ona müzik dinleyenler), iki kadeh atıp belindeki silaha sarılanlar, ağaçlara zarar verici davranışlarda bulunanlar ve yediği içtiği kullandığı her şeyin atığını olduğu gibi bırakıp doğayı kirletenler mümkünse gelmesinler. Mümkünse bu tip insanlar Bozkır’ımızdan ve doğamızdan, Aygır Dibinden, Ağaç tepemizden, Sarıot, Perşembe, Tosun Taşı ve daha diğer tüm yaylalarımızdan uzak dursunlar.
Doğayı sevenler ise bir fırsatını bulup, mutlaka bu bahar Bozkır’a gelsinler. Pişman olmayacaklar…